Sana Bana Özel SPİRİTÜEL 

DAVETSİZ ENERJİLER

Bir insanın enerji alanında bulunan ve kaynağı farklı olup o insana ait olmayan çeşitli enerji formlarına davetsiz enerjiler (spirit attachment) ya da ruhsal eklentiler denir. Ruhsal eklentiler de kendi içinde sınıflandırılabilmektedir. Bir insanın enerji alanında bulunan davetsiz enerjiler örneğin başka birine ait bir “düşünce formu” olabileceği gibi, “öfke, kızgınlık, kıskançlık” şeklindeki duygusal bir formda da, fizik olarak dünyaya bedenlenemeyen başka yaşam formları şeklinde de olabilir. Ölmüş olduğu halde herhangi bir nedenle ışığa gidemeyip psişik atmosferin dünyaya yakın kısımlarında kalmış olan “bedensiz bir varlık” formu şeklinde de olabilir. Klasik ruhçulukta kullanılan obsesyon, ruhsal posesyon gibi kavramlar daha çok “bedensiz bir varlık” formu için kullanılır.
Bu enerji formları bir insanın enerji alanına daha önceki hayatlarının birinde tutunmuş olabileceği gibi bu hayatındaki herhangi bir yaşta da tutunabilir. Kimi vakalar bu tip enerjilerin doğumdan hemen sonraki bir aşamada tutunabildiğini gösterirken, kimi vakalar hayatın daha ilerideki yaşlarında tutunabildiğini göstermektedir. Bu bir enerji meselesidir ve bu enerjiler, enerji alanına tutundukları kişiyi öyle veya böyle bir şekilde etkiler. Bazı kişiler bu etkilerin ne olduğunun farkında olabilirken bazı kişiler hiç farkında değildir. Farkında olunmasalar da herhangi bir nedenle tetiklendiklerinde tutundukları kişinin psikolojik tutumlarını, sağlık durumlarını etkileyebilir. Açıklanamayan yorgunluklar, gerçek bir deneyimden kaynaklanmayan yersiz korkular, depresyon, bağımlılıklar, kaygı, kendine ait olmayan bir gücün etkisiyle normalde yapmayacağı bir şeyi yapma dürtüsü, ani ruh hali değişimleri ve somatik semptomlar davetsiz enerjileri işaret edebilir.
Psişik kişilere, durugörürlere göre psişik atmosferin birçok bölgesinde bahsedilen enerji formları vardır. Ancak bazı bölgeler belli enerji formlarını veya bedensiz varlık formlarını daha çok barındırır. Bu tip enerjiler veya varlık formları barlarda, hastanelerde, derin üzüntülü insanların bulunduğu mekânlarda, savaş alanlarında, çok fazla insanın öldürüldüğü veya öldüğü yerlerde, kızgınlığın olduğu yerlerde, sık sık trafik kazası gerçekleşen bölgelerde daha çok bulunurlar. Bedensiz varlık formlarının yaşayan bir insanın enerji alanına tutunma niyetleri pozitif veya negatif olabilir. Pozitif niyetle yapışanlar genellikle o kişiden yardım alabileceği düşüncesindedirler. Örneğin evine veya atalarının yanına gitmek istemektedir ancak yolunu kaybetmiştir, o kişinin kendisine yardım edebileceğini hisseder. Negatif niyetli olanlar ise yaşayan kişinin bedeni aracılığıyla mesela intikam duygusunu hayata geçirmek ister. Ya da o kişi aracılığıyla yemek, seks, alkol, uyuşturucu gibi alanlarda bir tatmin elde etmeye çalışır. Bazıları da yaşarken kötülük ettiği için inanç sistemi gereği cehenneme gitmekten korkar ve ne olursa olsun aşağıda kalmak ister.
Özetle, bu hayatta utanacak bir şey yapan varlıklar, öldükten sonra cehenneme gideceğine dair korku içinde olanlar, herhangi bir nedenle dünyadan ayrılmak istemeyen varlıklar, trafik kazası, saldırıya uğrama gibi ani ölümlerde şok içinde bedenden ayrılan varlıklar, savaş meydanlarında, terör saldırılarında, deprem ve doğal felaketler sırasında ölenler ve ışığa gidememiş olan varlıklar enerji formu olarak yaşayan kişilerin enerji alanlarına bağlanabilirler.
Benzer Benzeri Çeker
Davetsiz enerjiler rastgele bir şekilde herhangi bir insana bağlanmazlar. Bağlantılar, yaşayan kişilerin enerjetik savunma mekanizmalarının yani enerji alan frekanslarının düşük olduğu zamanlarda gerçekleşir. Enerji seviyemizin dengeden uzaklaştığı zamanlarda bu tip varlıkların gelmesine vesile olacak ortamı hazırlamış oluruz. Enerji seviyemiz yeterince güçlü ve dengedeyse bu enerji formlarının bize tutunması çok kolay değildir.
Benzer titreşimler birbirini cezp eder. Bu nedenle bu tip enerjetik girişimler veya o enerjinin kancalanması sadece davetsiz enerjinin sorumluluğu değildir. Yaşayan kişinin içinde bulunduğu ruh hali veya duygu durumunun yaydığı titreşimler, benzer titreşimlerde olan enerji formlarını kendine cezp eder. Örneğin korku titreşimleri yayan birine korku unsuru baskın olan bir davetsiz enerji formu tutunur. Kızgın birine de kızgınlık unsuru baskın olan bir enerji formu tutunur. Negatif enerji negatif enerjiyi çektiği için kaygısı, korkusu, üzüntüsü, yalnızlık hissi çok yoğun olanlara bu tip enerjilerin tutunma olasılığı daha çoktur.
Davetsiz enerjiler konusunda çalışabilecek donanıma sahip olan kişiler bu tip enerjileri teşhis ve tedavi edilebilir. Tedaviden kasıt bağlanmış olan enerji formunun ne zamandan beri orada bulunduğunu, hangi nedenle bağlı olduğu kişiye geldiğini anlamak ve hem o enerji formunu hem de bu forma ev sahipliği yapan kişiyi şifalandırmaktır. Bu ikisi arasındaki çekimin sebebi olan ortak hissi, duyguyu veya inancı anlamak ve her ikisine birlikte rehberlik edip bu ortak yaşama artık son verebilecekleri ve daha özgür olarak yaşamlarına devam edebilecekleri konusunda onları ikna etmektir. Davetsiz enerjiye yol göstermek, gitmesi gereken alana ulaşmasını sağlamaktır. Ulaştığı alan ruhsal dünyanın daha aydınlık bölgeleri olabileceği gibi atalarının veya varlığının daha büyük ölçeğinin bulunduğu boyut da olabilir.
Elbette ki bu tip davetsiz enerjilerle, varlık formlarıyla uğraşmak çok da kolay değildir. Bir kısmı kolaylıkla ikna olurken bir kısmı gitmemek için elinden geleni yapabilir. Tabi bu arada danışan konumundaki kişinin içsel tutumu da çok belirleyicidir. Bazı danışanlar bu enerji formlarının kendilerine kazandırdığını zannettiği çeşitli tatminler veya güçler nedeniyle onları bırakmak istemeyebilir. Danışan istemiyorsa o varlık gitse bile benzer nitelikteki başka bir varlık veya varlıklar grubu gelip eklenebilir. Sonuçta bu danışanın seçimidir. Kimi insanlarda tek bir varlık veya enerji formu olabilirken kimi insanlarda ise birden fazla olabilir. Kimi durumlarda varlığı veya enerjiyi uzaklaştırmak çözüm gibi görünebilir ama en temelde yapılması gereken şey danışanı şifalandırıp güçlendirmektir. Danışandaki korkuyu veya yalnızlık duygusunu gidermek ve diğer enerji formlarına cazibe yaratan tutumları iyileştirmek, enerji alanını güçlendirmek gerekir. Danışana kendini nasıl koruyabileceği hakkında bilgi vermek gerekir.
Ruhsal eklenti gittikten sonra bazı danışanlar; boşluktayım, kendimi çok yorgun hissediyorum, içim çekilmiş gibi, uykum var diyebilir. Sonraki birkaç günde de enerji alanı kendini yeniden yapılandırırken yorgunluk, uyuma isteği gibi birtakım haller yaşayabilir. Bu hallerin hiçbir tehlikesi yoktur. Fiziksel bir ameliyattan sonra bedenin kendini onarması gibi bu durumda da enerji alanı kendini onarır. Bazı danışanlar ise tamamen doldum, şimdi kendimi tam ve bütün hissediyorum, içimi neşe ve mutluluk kapladı diyebilir. Adeta görünmeyen bir yükten kurtulma ve hafiflik hisseder.
Davetsiz enerjilerden korunmak için günlük yaşam uygulamaları içinde alan ve mekan temizliği yapmak, iyi bir şekilde topraklanmak, dengeli beslenip düzenli uyuyarak enerji alanını güçlendirmek, psişik korunma tekniklerinden yararlanmak, özdeşleştiğimiz negatif hal ve duyguların farkına varıp bu hallerin dışına çıkmaya gayret ederek, negatif duyguların enerjisinden arınmak, kendi kendimize baş edemediğimizde de profesyonel yardım almak gerekir.
Aşağıdaki iki vakada, davetsiz enerjilerle yaptığım çalışmalardan ikisini özet olarak okuyacaksınız.
Vaka 1:
Danışanın gelme sebebi ve ilk seansa gelirkenki izlenimleri şöyle: “Zaman zaman bir anda her şey kontrolümden çıkacakmış gibi hissediyorum. İçimi sebepsiz bir korku sarıyor. Mesela araba kullanırken bir anda her şey sona erecekmiş gibi bir korkuyla ürperiyorum. Çok iyi yüzme bildiğim halde denizde yüzerken bazen müthiş bir korku hissediyor ve hemen kıyıya çıkıyorum. Küçükken asla yalnız kalmak istemezdim. Yalnız kalmaktan çok korkardım. İçimde bana ait olmayan bir güç var sanki. İlk seansa gelirken bu güç beni geri dönmeye ikna etmeye çalıştı. Sanki ayaklarım geri gitmek istiyordu. İlk seansa gelirken yalnız olsaydım sanırım size gelemezdim. Birlikte geldiğim arkadaşıma gitmeyelim, içimde gitmememi söyleyen bir şey var dedim. Arkadaşım koluma girerek beni buraya adeta sürükleyerek getirdi.”
Çalışmanın Özeti: Danışan, Eski Mısır zamanındaki kiliselerin birinde yaşayan genç bir rahibe. Kilisede güç sahibi olan bir rahip acımasız ve korku saçan biri. Genç rahibelerden biri bu rahipten hamile kalıyor. Rahip ve işbirliği yaptığı yaşlı bir rahibe, hamileliğin ortaya çıkmaması için genç anne adayını kilisenin altındaki mahzene indirip öldürüyorlar. Öldürülen anne adayının ruhu korku ve şok içinde. Bebeğine zarar verdikleri için çok kızgın. İntikam duygularıyla dolu. Bebeğine zarar veren kişilerden intikam almak isteğiyle dolu. Bebeğinin ruhuyla birlikte karanlıkta kalıyor ve ışığa gidemiyor. Onlardan intikam almak için aynı kilisede yaşayan ve korku içinde olan genç bir rahibeye yani bana gelen danışanın o hayattaki enerji alanına tutunuyor. Ancak bulunduğu yerde de onlardan korkmaya devam ediyor. Bağlandığı yerden ayrılırsa gittiği yerde de onların kendisini bulacağını ve zarar vereceklerini düşünüyor. Tutunduğu enerji alanında hayatlar boyu varlığını sürdürüyor. O rahip ve işbirliği yaptığı rahibeden hala korkuyor. Onlar çok kötü niyetlilerdi. Beni karanlığın kapısında bekliyorlar diyor. Bağlandığı enerji alanından ayrılırsa onların kendisine zarar vereceklerini düşünüyor. Bu nedenle ayrılmak istemiyor. O rahip ve işbirliği yaptığı rahibe de ışığa gidememişler, karanlık bir enerji formu olarak aşağı bir boyutta asılı kalmışlar.
Seansta; bebeğin, annesinin, rahip ve işbirliği yaptığı rahibenin ruhları teker teker ikna edildiler ve ışığa gittiler. Danışan, ruhsal eklentinin kendisiyle ortak duygusu olan korkuyu ve intikam isteğini keşfetti. Bu korku ve intikam hislerinin enerjisini bırakması ve enerji alanının güçlenmesi temin edildi. Çalışmanın üzerinden bir buçuk ay geçtikten sonra yaptığımız kontrol çalışmasında danışanın gayet iyi, enerji alanının temiz olduğu anlaşıldı.
Vaka 2:
Danışan çok iyi yüzme bildiği halde denize açılmakla ilgili korkuları varmış. Özellikle dalgalı denizler onun için ürkütücü imiş. Yaz tatilinde gemiyle bir deniz yolculuğu yapıyor. Yolculuk sırasında bir ara küçük bir fırtınaya yakalanıyorlar ve çok korkuyor. Dönüşte baş dönmeleri ve mide bulantısı başlıyor. Doktora gidiyor ve tüm tetkikler yapılıyor ancak fiziksel olarak herhangi bir sebep bulunamıyor.
Danışanın enerji alanını tararken enerji alanına tutunmuş olan iki tane bedensiz varlık formu algıladım. Korku içindeydiler. Onlarla telepatik olarak konuştuğumda çok uzun zaman önce denizci olduklarını, bir fırtınada gemilerinin battığını ve öldüklerini söylediler. Nereye gideceklerini bilememiş, yollarını kaybetmişler. Denizin altında sıkışıp kalmışlar. Kötü niyetli olmadıklarını sadece yollarını bulmak istediklerini, artık bu sıkışıp kaldıkları yerden gitmek istediklerini söylediler.
Danışanım davetsiz enerjiler meselesini bilen biri olduğu halde ona bu algılarımdan hiç bahsetmedim. Kendi yöntemlerimle o varlıkların ışığa gitmelerine rehberlik ettim ve onlar da neşe içinde gittiler. Daha sonra da danışanımın enerji alanını güçlendirdim. Bu çalışmanın ardından baş dönmesi ve mide bulantıları bitti ve bir daha da tekrarlanmadı. Bu tecrübe danışanımın kendi alanındaki korkuları fark etmesine ve onlar üzerinde de çalışmasına neden oldu.
Bu vakada da danışan ve ona bağlanan davetsiz enerjilerin ortak noktası korkuydu. Ancak danışanımın ruhsal konuları biliyor olması, gerektiğinde yardım alabilecek olması da artık ışığa gitmek isteyen ve kendilerine yardım edebilecek birilerini arayan bedensiz varlıkların gelmelerine neden olmuş olabilir.
Özetle davetsiz enerjiler tutunduğu kişiyle aynı rezonanstaysa gelip tutunuyor veya kancalanıyor. Yani kancalanan ve kancalanmasına izin veren birbirlerini çekiyorlar. Diyelim ki bir insan çok öfkeleniyor ve bağırıp çağırıyor. Ondan sonra da diyor ki bana tutunmuş olan bedensiz varlık veya bu enerji beni öfkelendiriyor, o yüzden bağırıyorum, bu onun suçu. Tabi ki ruh veya tutunan enerji öfkeli olabilir ama kişi kendi içinde, kabul etmese de nerede öfkeli. Bilinçaltındaki veya enerji alanındaki öfkenin sebebi ne?
Aslında kancalanan ruhlar veya yapışan davetsiz enerjiler bir anlamda bize hizmet ediyorlar. Çünkü bizim farkında olmadığımız parçalarımızı fark etmemizi sağlıyorlar. Bu iki taraflı bir süreç. Onlar bize yardım ederken biz de onlara yardım ediyoruz. Örneğin kişisel gelişime yönelik çalışmalar yapabiliriz. O zaman enerjimiz, titreşimimiz, vibrasyonumuz değişir. Belki o zaman ruhla veya davetsiz enerjilerle aynı titreşimde olmayız. Bu durumda da onların tutunacağı zemin kalmaz. O zaman ruh veya davetsiz enerji tutunduğu alandan ayrılıp yoluna devam edebilir, yani gidebilir.
Yararlanılan Kaynaklar: Jeffrey Ryan & Janet
Cunningham’ın eğitim notları
Mark Wenthworth’un workshop notları

Her Dem Bütünün Hayrına OLsun

Buna da Bakmalısın !

Leave a Comment

error: Content is protected !!